2-Gerekçe:

 

2.1- Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2809 Sayılı Kanunun 9. maddesi (e) ve (f) fıkralarını değiştiren 3837 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile kurulmuştur. Atatürk’ün İstanbul Üniversitesi’nde (Darülfünûn) 1924 yılında bizzat vermiş olduğu talimat çerçevesinde, Türk kültürünü meydana getiren bilgi alanları ile etkileşimi ve karşılıklı bilgilendirmeyi kapsayacak şekilde kurulmuş olan “Türkiyat Enstitüsü” örnek alınarak kurulan Enstitümüzün, temel iki amacı vardır. Bunlardan ilki, Türk Uygarlığının her dönemdeki dil, tarih, edebiyat, folklor, sanat, müzik, siyasal ve toplumsal yapı, maddi kültür varlıkları ve gündelik yaşamdan oluşan kültürel varlığını evrensel bilim yöntemiyle inceleyerek elde ettiği sonuçları bilim dünyasına kazandırmak; ikincisi de bu doğrultuda geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek üzere lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim yapmaktır. Bu tespit ve amaçlar doğrultusunda açılması planlanan Yüksek Lisans Programının en temel özelliği de disiplinlerarası ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemiş olmasıdır. Zira, mevcut Sosyal Bilim alanlarındaki “detaylarda uzmanlaşma” özelliği, hem “bütün”ün görülmesini zorlaştırmakta hem de kuramsal açılımlar ve yeni yorumlar getirmeyi de zorlaştırmaktadır. Oysa modern bilimlerin beşiği ve en önemli merkezi olan Batı’da, söz konusu kuramsal açılımlar, hem kaynak çalışmalarının zenginliği, hem de bunların disiplinlerarası yaklaşımla değerlendirilmesi sonucunda elde edilmiştir. Ülkemizdeki sosyal bilim alanlarına ait programlarda, eksikliği hissedilen “disiplinlerarası” perspektif, yaklaşım ve yöntem, yukarıda sözü edilen “detaylarda uzmanlaşma” sebebiyle bireysel bazda kalmakta ve kurumsal bir tutum haline yeterince gelememektedir. Diğer bir ifadeyle Tarih disiplini sadece tarihi olanla ilgilenmekte, buna karşılık tarihi kaynakların dili ve sosyolojisiyle uğraşmamaktadır. Aynı şekilde sosyoloji sadece bugünün toplumsal yapısıyla ilgilenmekte, toplumsal belleğe ve o toplumun geçmişteki yapılarına nüfuz edememektedir. Dil ve Edebiyat sadece yazılı kaynakları “dil ve edebiyat” bakımından incelemekte, o dili üreten/kullanan toplumla, toplumsal yapıyla ve düşünceyle bağlantı kuramamaktadır. Bu ve benzeri örneklerin ortaya koyduğu tablo, disiplinlerarası kapalılıktan, bakış açısı ve yaklaşımdaki tek boyutluluktan kurtulmayı zorunlu hale getirmektedir. Türkiyat Araştırmaları Anabilim Dalı’nda açılması önerilen program, bu kapalılığı ve tek boyutluluğu aşma hedefiyle hazırlanmıştır. Böylece ilgili Sosyal ve Beşeri bilimlerin bilgi, bulgu, yöntem ve kuramları çerçevesinde, Türk Uygarlığının her dönemdeki dil, tarih, edebiyat, folklor, sanat, müzik, siyasal ve toplumsal yapı, maddi kültür varlıkları ve gündelik yaşamdan oluşan kültürel varlığını bütüncül bir şekilde incelemek mümkün olacaktır. Aşağıda (Bkz 6.2) sunulan dersler ve kur tanımlarında somut bir şekilde ortaya konan bu bütüncül yaklaşımla, Türk Kültürünün varlık dönem ve alanlarını, eşzamanlı ve karşılaştırmalı bir yöntemle disiplinlerarası bir metodolojiye dayalı olarak inceleyecek bilim adamları yetiştirmek üzere eğitim-öğretim yapmak mümkün olacaktır. Daha da önemlisi, Türkiyat Araştırmaları Anabilim Dalı’nda açılması önerilen programla bu yaklaşım, kurumsal bir nitelik ve uygulama alanı kazanacaktır.

 

2.2- Hem AB hem de AB dışı ülkelerde, Türkiyat alanında eğitim veren kuruluşların programları incelendiğinde yukarıda ifade edilen disiplinlerarası yaklaşım ve yöntemin yüzyıllardan beri uygulandığı görülmektedir. Genel ifadesiyle Etudes Turc/Turkish Studies adı verilen bu kuruluşlarda dil, edebiyat, tarih, siyasal ve toplumsal yapı, gündelik hayat gibi konuların birlikte eşzamanlı olarak ele alındığı programlar yürütülmektedir. Temel sosyal bilimlerden beslenerek Türk kültürünü inceleyen bu kuruluşların programlarına yöntem ve içerik bakımında eşdeğer bir yapılanmaya gidilmesine, son yıllarda hızlanan Erasmus programı uygulamaları bakımından da gereksinim vardır. Diğer taraftan Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı, Sanat Tarihi, Sosyoloji vb. Anabilim dallarında yürütülmekte olan programlar, yurtdışındaki Etudes Turc/Turkish Studies programlarıyla içerik ve yöntem bakımında tam olarak da örtüşmemektedir. Bu durum, Erasmus çerçevesinde geçişkenliği ve değişimi de engellemektedir. Yurtdışında Etudes Turc/Turkish Studies alanında lisansüstü eğitim alan bir öğrenci, Hacettepe Üniversitesine gelmek istediğinde, dili üreten ve kullanan tarihsel kültür ve toplumsal yapıya ait derslere programında yer veremeyip sadece “dil ve edebiyat” ekseninde kalan, dolayısıyla da “Türkoloji”yi tam olarak karşılamayan Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim dallarında eşdeğer bir program bulamamaktadır. Aynı durum, esas olarak genel Dünya, Türk ve Türkiye tarihine odaklanırken, programında Türk dili tarihi araştırmalarına, toplumsal yapı incelemelerinin kuram ve bulgularına yer verememiş Tarih Anabilim Dalı için de geçerlidir. Dolayısıyla, yurtdışından gelen öğrenci, kendi ülkesindeki Etudes Turc/Turkish Studies biriminde yer alan ve tarih, dil, edebiyat ve sosyal yapı incelemelerine yönelik yöntem ve uygulamalı derslerinden oluşan bütüncül yapıya eşdeğer olabilecek kapsayıcı bir program bulamamaktadır. Sosyoloji Anabilim Dalı da aynı şekilde kendi programında, tarih, dil ve edebiyata ait yöntem ve bulguları ele alan derslere yer veremediği için dışarıda kalmaktadır. Diğer taraftan, Ülkemizde sadece Marmara ve Ege Üniversitelerinde aktif birer Enstitü mevcut olup, diğer Türkiyat Araştırmaları Enstitülerinde herhangi bir lisansüstü eğitim-öğretim zaten yapılmamaktadır. Bu sebeple Kaynak Diller, Edebiyat, Tarih, Sosyoloji ve diğer sosyal bilim alanlarının Türkiyat bakımından ortak yönlerinden oluşan ve yurtdışı Etudes Turc/Turkish Studies bölümleriyle eşdeğer olacak bir programın açılması zorunlu hale gelmiştir. Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Anabilim Dalı Yüksek Lisans programı bu gereksinimi karşılayacak niteliktedir. Zira program için hazırlık çalışmalarının henüz başlangıcında, hem yurt dışı hem de yurt içinde Etudes Turc/Turkish Studies/Türkiyat adı altında eğitim veren kuruluşların programları incelenmiş, ders sistematiği ve kur tanımları bakımından Erasmus çerçevesinde yurt dışı geçişkenlik ve eşdeğerliğe elverişli bir program oluşturulmuştur. Kısaca söylemek gerekirse, açılması önerilen program, Erasmus değişim sistemi bakımından da önemli bir ihtiyaca cevap verecektir. İlave etmek gerekir ki, bu bakımdan da Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Anabilim Dalı Ankara’da ilk olma özelliği taşıyacaktır.

Hacettepe Üniversitesi

Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü